Uğur TASLAK

Sağlık olsun, maksat iyilik yayılsın!



Çok gülen, çok ağlar mı?

HAYAT BİR DENGELEME EYLEMİDİR

Hayat, sürekli olarak dengede tutma ve dengelemeye çalışma eylemidir. Yaşamımızın farklı alanlarında (iş, aile, sağlık, kişisel gelişim vb.) dengeyi korumak ve ihtiyaçlarımızı karşılamak için çaba harcarız. Bu denge, bizi mutlu ve huzurlu kılar, stresi azaltır ve içsel uyumu sağlar. Hayatta dengeyi bulmak ve korumak, kişisel tatmin ve başarı için önemli bir adımdır.

“Çok gülen çok ağlar” deyişi, denge kurmanın önemini yansıtır. Hayatın dengelenme eylemine işaret eden bir özdeyiştir. Hayatın iniş çıkışları, sevinçleri ve üzüntüleri vardır. Herhangi bir konuda aşırıya kaçmak veya “overdose” olarak nitelendirilen aşırı eylemler, dengeyi bozabilir ve olumsuz sonuçlara yol açabilir.

Denge, hayatın farklı yönleri arasında adil bir dağılım ve uyum sağlamaktır. Örneğin, çalışma hayatında aşırı stres, kişisel ilişkileri ve sağlığı olumsuz etkileyebilir. Aynı şekilde, aşırı keyif verici etkinliklere daldığımızda, sorumluluklarımızı ihmal edebiliriz ve bu da dengeyi bozabilir.

Doğru dengeyi bulmak ve yaşamımızdaki farklı alanlarda makul bir ölçüde hareket etmek önemlidir. Kendimizi dinlemek, sınır koymak, öncelikleri belirlemek ve ihtiyaçlarımıza uygun davranışlar sergilemek, hayatın dengesini sağlamada yardımcı olur. Dengeli bir yaşam tarzı, daha sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yaşam için temel unsurdur.

Bu deyişin geçerliliği üzerine düşündüm ve çevremdekilere sıklıkla sordum. İlk başta, çok gülenin çok ağlamayacağı genel kanısı vardı, ancak sorgulamalarım sonucunda bu deyişin geçerliliği konusunda bir fikir birliği oluştu. Hayat bir dengeleme eylemidir! Bireylerin toleransları ve denge noktalarına göre bu deyişin şekillenebileceğini gördüm. Bir evlilik töreninde yaşanan eğlencenin veya arkadaşlarla geçirilen keyifli bir geceye dair hislerin, sonraki günlerde farklılık gösterebileceğini fark ettim. Bu perspektifle bakıldığında, bu soruyu yöneltenler benimle hemfikir olmaya başladılar. Yani büyük eğlencelerin ardından hissedilenler ile sonraki gün hissedilenler genellikle aynı olmayabilir. Aşırı dozda yaşanan bir eğlenceden sonra, vücudun dengelemek için karşıt duygular üretme ihtiyacı olduğunu gösteriyordu. Dolayısıyla, kişisel tolerans ve alışkanlıklara bağlı olarak beden, dengelemek için aşırı duyguların karşıtını üretmeye çalışıyordu.

Denge, bir ihtiyaç ve zorunluluktur. Olmazsa olmazdır. Aksi takdirde, tekrarlanan veya aşırı uçlarda yaratılan bir dengeleme sonucunda patolojik hastalık gelişiminin hızlandığı konusunda birçok görüş olduğunu öğrendim. Uzun bir süre sonra anlayabildiğim çekim yasasının ne olduğuna dair tespitlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Umarım bu konuda benimle aynı fikirleri paylaşırsınız.

#12liDüşündürme, #ölüm, #Başarı, #Bilinçaltı, #DüşünmeTekniği, #Denge, #ego, #Empati, #Etkileyici, #EtkiliDüşünme, #Evren, #Evrensel, #EvrenselYasalar, #Farkındalık, #Felsefe, #HayattaKalmaStratejileri, #Hermes, #HermesTrismegistus, #HermetikFelsefe, #iyilik, #KendiniSavunmaSanatları, #Kibir, #manevi, #MurphyKanunları, #Odaklanma, #OlumluDüşünce, #Planlama, #sağlık, #sebep-sonuç, #Simbala, #TekabülPrensibi, #Tolerans, #YaratıcıDüşünce, #yaşam, #Zihinsellik, #ZihinselSağlık, #şifa, #İletişim, #İyilikEnerjisi



Yorum bırakın

KISACA HEDEFİM

Öğrendiklerimi paylaşmayı, paylaştıkça daha fazlasını öğrenmeyi ve Simbala İyilik Enerjisi ile insanların kendi sihirli dünyalarındaki eşsizliği sağlamalarına yardımcı olmayı hedefliyorum. Simbala, çözüme yönelik bir disiplin ve benzersizlik arayışında olan herkesin hayat kalitesini yükseltme ve kendini keşfetme yolculuğuna rehberlik etmek için burada.

Haber bülteni