Bedenimizi “Sağlık Olsun-Maksat İyilik Yayılsın” kitabımda bir araba veya makineye benzetmiştim. Herkes konuyu anlamak için kendi metaforlarını tercih edebilir. Şahsen, bedeni birçok şeye benzetebilirsiniz, ancak ben tercihimi şu yönde kullanıyorum:
Tıpkı bir araba veya makinenin çalışmadığı veya bir bilgisayarın açılmadığı durumlarda, bunun büyük bir mekanik sorunu işaret ediyor olabileceğini düşünüyorum. Beden bize hareket etme kabiliyeti verir. Dolayısıyla, her ihtiyacımız için bedenin çalışır durumda, hayatta ve işleri düzgün bir şekilde sürdürebilmesi arzulanır. Bilgisayar açılmazsa, araba çalışmazsa veya makine işlemezse, diğer tüm ihtiyaçlar daha doğmadan ortadan kalkar. Yani beden bütünlüğü olmadan tam bir yaşam sürmek daha zordur ve beden bütünlüğü ile sağlıklı bir işleyişin önemi büyüktür ve beden bütünlüğüne iyi bakılması gerekmektedir.
Beden bütünlüğü yalnızca fiziksel engeller veya sınırlılık seviyeleriyle tarif edilemez. Beden bütünlüğü, fiziksel yeteneklerimizin yanı sıra duygusal, moral ve güdülerimizi yönetme gücümüzü de içerir. Beden üzerindeki yönetim ve kontrol gücümüzü belirleyen unsurların tamamıyla birlikte bütünlük oluşturur. Yani beden bütünlüğümüz, fiziksel, duygusal ve zihinsel alanlardaki güçlerimizin bütünleşik bir şekilde çalışmasını ifade eder.
İhtiyaçlarımızın belirlenmesi ve karşılanması, bedenimizin temel ihtiyaçlarından başlayarak sosyal ve duygusal alanlara doğru ilerleyen bir süreçtir. Bedenimizin fizyolojik ihtiyaçları, hayatta kalma ve performansını artırma arzusuyla başlar. Yeme, içme, uyku, barınma gibi ihtiyaçlarımız, bedenin temel fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamak için önemlidir. Güvenlik ihtiyacı da beden bütünlüğünü koruma ve sağlama arzusundan kaynaklanır.
Temel ihtiyaçlarımızı karşıladığımızda, sosyal bağlantılar kurma ve kendimizi ifade etme ihtiyacı ortaya çıkar. İlişkiler, aidiyet, arkadaşlık gibi sosyal ihtiyaçlar önem kazanır. Maddi ve manevi bütünlüğümüzü sağlama çabaları da bu aşamanın bir parçasıdır. İletişim yoluyla düşüncelerimiz ve duygularımız şekillenirken, beden-zihin ilişkisini fark eder ve bu ilişkinin karmaşıklığıyla başa çıkma zorluklarıyla karşılaşabiliriz. Duygusal ifadelerin bedensel ve zihinsel etkileşimlerle ilişkili olduğunu bilirken, içsel veya dışsal olarak ifade etmediğimiz düşüncelerin “toksik” etkileri ortaya çıkabilir.
Bu şekilde, bedenimizin temel ihtiyaçlarından başlayarak sosyal ve duygusal alanlara doğru ilerleyen bir dengenin sağlanması önemlidir. İhtiyaçlarımızın farkında olmak ve bunları sağlıklı bir şekilde karşılamak, tatmin ve mutluluk duygumuzu artırabilir. Ancak, bedenimizin temel ihtiyaçlarına gereken önemi vermek ve beden bütünlüğümüze dikkat etmek, diğer ihtiyaçlarımızı daha anlamlı bir şekilde karşılamamıza yardımcı olur.
#12liDüşündürme, #ölüm, #Başarı, #Bilinçaltı, #DüşünmeTekniği, #Denge, #ego, #Empati, #Etkileyici, #EtkiliDüşünme, #Evren, #Evrensel, #EvrenselYasalar, #Farkındalık, #Felsefe, #HayattaKalmaStratejileri, #Hermes, #HermesTrismegistus, #HermetikFelsefe, #iyilik, #KendiniSavunmaSanatları, #Kibir, #manevi, #MurphyKanunları, #Odaklanma, #OlumluDüşünce, #Planlama, #sağlık, #sebep-sonuç, #Simbala, #TekabülPrensibi, #Tolerans, #YaratıcıDüşünce, #yaşam, #Zihinsellik, #ZihinselSağlık, #şifa, #İletişim, #İyilikEnerjisi, #ÇekimYasası

Yorum bırakın