Bedel Ödemek: Daha Azın Daha İyi Olabileceği Durumlar;
“Bedel” terimi, bir şeyi yapmanın veya elde etmenin karşılığında ödenen değeri veya fiyatı ifade eder. İlişkilerde veya duygusal dünyada, davranışlarımızın ve beklentilerimizin sonuçları vardır. Örneğin, bir iyilik yapılması veya bir hediye verilmesi durumlarında bile, karşılığında bir beklenti veya ödeme gerekliliği düşünülebilir. Ancak, belirsiz bir bedel beklentisi içinde olmak, karşılıklı ilişkilerde veya kendi duygusal dünyamızda, alma-verme dengemizi bozabilir.
Özellikle, karşı tarafın gerçek niyetini veya beklentisini bilmeksizin harekete geçmek veya sorgulamaksızın kabul etmek, ağır bir bedel ödeme riskini içerebilir. Beklentileri yaratanın veya hediyeyi kabul edenin kendimiz olduğunu hatırlamak önemlidir. Çünkü tüm eylemlerimizi, düşüncelerimizi ve beklentilerimizi biz kontrol ederiz. Duygusal dünyada cazibeler ve olası tehlikeler olduğunu ve insanların karşılaştıkları sonuçların kendi eylemlerinin sonuçları olduğunu anlamak ve bunu kabullenmek önemlidir. Başkalarını suçlamak veya dışarıda bir çözüm aramak yerine, kendi içsel dünyamızı ve alışkanlıklarımızı gözlemlemek ve bilinçli seçimler yapmak adına daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.
Duygusal yaralar gerçekten içimizde oluşabilir ve zamanla iyileşebilirler. Ancak, bazen bu yaraları sürekli hatırlamak, yeni yaralar açmak veya büyütmek, iyileşme sürecini uzatabilir ve daha fazla acıya neden olabilir. İçsel yaraları beslemek, geçmişte yaşanan olayları sürekli canlı tutmak ve negatif duyguları beslemek, ruhsal sağlığımızı olumsuz etkileyebilir.
Unutulmamalıdır ki, bir yarayı büyütme veya besleme süreci bizim kendi seçimlerimiz ve düşüncelerimizle ilgilidir. Başkalarının bize zarar verdiği durumları sürekli hatırlamak veya üzerine kurgular yapmak, aslında kendimize zarar verme eğilimimizden kaynaklanabilir. Bu durumda, yarayı beslemek veya büyütmek kendi sorumluluğumuzdadır.
Öte yandan, alışkanlıklar bazen bir tür yoksunluk hissiyle ilişkilendirilebilir. Özellikle bağımlılık düzeyi yüksek olan alışkanlıklar, yoksunluk durumlarında stresli enerjiler yaratabilir ve insanları daha fazlasına ihtiyaç duymaya yönlendirebilir. Ancak bu tür alışkanlıklar, bireyin ruhsal ve fiziksel sağlığı için zararlı olabilir ve dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir.
Duygusal yaraları beslemek veya alışkanlıklara bağımlı hale gelmek yerine, kendi sağlığımızı korumak ve ihtiyaçlarımızı bilinçli bir şekilde yönetmek önemlidir. Kendimize zarar veren düşünce ve davranış kalıplarını fark etmek ve değiştirmek, ruhsal iyilik halimizi destekleyebilir.
İhtiyaçlarımız, mevcut değerlerimiz, düşüncelerimiz ve duygularımızla şekillenen değer sistemimiz, edinilen tecrübeler ve yeni eklenen değerlerle birlikte, toplum önünde sergilediğimiz davranışlar ve eylemlerimizi ortaya çıkarır. Bu süreçte belirlenen davranışlar ve eylemler, “suç” niteliğinde de olabilirler. Yani, söylediklerimiz, yazdıklarımız, itiraflarımız, tablolarımız vb. gibi mevcut enerjinin nasıl bir çıkış yaptığı önemlidir, çünkü enerji her çıkış şeklinde iyi bir sonuç vermeyebilir. Enerjimiz için doğru bir çıkış noktası bulmak büyük önem taşır.
#12liDüşündürme, #ölüm, #Başarı, #Bilinçaltı, #DüşünmeTekniği, #Denge, #ego, #Empati, #Etkileyici, #EtkiliDüşünme, #Evren, #Evrensel, #EvrenselYasalar, #Farkındalık, #Felsefe, #HayattaKalmaStratejileri, #Hermes, #HermesTrismegistus, #HermetikFelsefe, #iyilik, #KendiniSavunmaSanatları, #Kibir, #manevi, #MurphyKanunları, #Odaklanma, #OlumluDüşünce, #Planlama, #sağlık, #sebep-sonuç, #Simbala, #TekabülPrensibi, #Tolerans, #YaratıcıDüşünce, #yaşam, #Zihinsellik, #ZihinselSağlık, #şifa, #İletişim, #İyilikEnerjisi, #ÇekimYasası

Yorum bırakın