Kurgusal bir hayat yaşayarak kendimizi kurban durumunda hissedebiliriz veya yargıç rolüne bürünerek başkalarını veya kendimizi yargılarız, hatta kendimizi bir kurtarıcı olarak ilan edebiliriz. Bu döngüyü farkında olsak da olmasak da sürdürürüz. İlk kez, danışmanlık aldığım bir firma aracılığıyla bu konuyu duymuştum ve sonrasında kendime odaklandım.
Nerede olursam olayım, kendimi bir şekilde kurban edilmiş ve harcanmış hisseder, diğer insanlara sinirlenirdim ve bu durumun diğerleri tarafından üzerime yüklendiğini düşünürdüm. Sonra fark ettim ki aslında ben diğer insanları kendi arayışıma uygun olarak buluyordum. Yani diğerleri beni bulmuyor, ben onları buluyordum.
Dervişin fikri neyse zikri de odur ve olacak olan da budur. Ne isterseniz, nasıl isterseniz öyle olur. Her şeyin iki yüzü vardır. Buna kısaca bir şeyin güneş gören yüzü ve karanlıkta kalan gölge yüzü diyebilirim. İnsanlar önce bir yüzü tercih edebilirler ve sonra tercihlerinden vazgeçip diğer yüzü de tercih edecek olabilirler, hatta düşünceleriyle bunu defalarca yapabilirler. Tercih ettiğimiz yüz, bu yüzün sorumlulukları ve gerekliliklerinin farkındalığı ve bunların karşılanması oldukça önemlidir.
Her eylemimizin bir sonucu ve getirisi olduğu gibi, aynı zamanda bir götürüsü yani maliyeti de vardır. Herhangi bir şeyi elde etmek veya bir hedefe ulaşmak için bazı fedakarlıklar yapmamız gerekebilir. Önemli olan, ne yapmayı seçtiğimiz ve neyi feda etmeyi göze aldığımız konusunda bilinçli olmaktır. Hangi değerleri, ilişkileri veya hedefleri önceliklendirdiğimizi ve bu seçimlerin bize ne kazandıracağını dikkate almak önemlidir.
Her eylemin bir getirisi olduğu gibi bir götürüsü olduğunu kabul etmek, bizi harekete geçmekten alıkoymamalı veya korkutmamalıdır. Önemli olan, neyi feda edeceğimizi ve ne kazanacağımızı iyi değerlendirmektir. Bazı durumlarda, fedakârlık yapmak bize daha büyük bir kazanç getirebilirken, bazı durumlarda fedakârlık yapmadan da hedefimize ulaşabiliriz. Bu nedenle, duruma, koşullara ve kendi değerlerimize göre doğru kararları vermek önemlidir.
Farkında olmadan kendimizi kurban rolüne sokmak ve içimizdeki yargıcı harekete geçirmek gerçekten yaygın bir durumdur. Kendi içimizde yaptığımız suçlamalar ve başkalarını suçlama eğilimimiz, kendimizi kurban hissettiğimizde ortaya çıkan bir tepki olabilir. Ancak, fark ettiğiniz gibi, bu döngüyü kırmak ve kendi yaşamımızın aktif bir şekilde sorumluluğunu üstlenmek bizim elimizdedir. Kendi içimizdeki yargıçla baş başa kalmak yerine, kendimize anlayış ve merhametle yaklaşarak, kendimizi suçlamak yerine öğrenmek ve büyümek için bu deneyimleri kullanabiliriz.
Kurban rolünden yargıç rolüne geçip, oradan da kurtarıcı rolünde kendimizi kahraman olarak görme eğiliminde olabiliriz. Ancak, gerçek güç ve dönüşüm, dışarıya yönelik suçlamalardan ve kurtarıcı kompleksinden ziyade içimize bakarak ve kendi eylemlerimizi, düşüncelerimizi ve tepkilerimizi inceleyerek gerçekleşir.
Bu farkındalık ve öz eleştiri, kişisel büyüme ve olgunlaşma için önemli bir adımdır. Kendi rollerimizi, davranışlarımızı ve düşüncelerimizi sorgulayarak, daha sağlıklı ve yapıcı bir şekilde ilerleyebiliriz. Kendimizi kurban, yargıç veya kurtarıcı olarak tanımlamak yerine, gerçek kimliğimizin farkına varmak ve kendi yaşamımızın sorumluluğunu üstlenmek bizi daha olumlu bir yola yönlendirecektir.
#12liDüşündürme, #ölüm, #Başarı, #Bilinçaltı, #DüşünmeTekniği, #Denge, #ego, #Empati, #Etkileyici, #EtkiliDüşünme, #Evren, #Evrensel, #EvrenselYasalar, #Farkındalık, #Felsefe, #HayattaKalmaStratejileri, #Hermes, #HermesTrismegistus, #HermetikFelsefe, #iyilik, #KendiniSavunmaSanatları, #Kibir, #manevi, #MurphyKanunları, #Odaklanma, #OlumluDüşünce, #Planlama, #sağlık, #sebep-sonuç, #Simbala, #TekabülPrensibi, #Tolerans, #YaratıcıDüşünce, #yaşam, #Zihinsellik, #ZihinselSağlık, #şifa, #İletişim, #İyilikEnerjisi, #ÇekimYasası

Yorum bırakın